Kamu İhale Kurumu`nun Aynı İhale Hakkında Verdiği Farklı Kararların Durumu

KİK`e aynı ihaleyle ilgili olarak aynı veya farklı aday, istekli olabilecek veya istekli tarafından birden fazla başvuruda bulunulabilir. Burada kastedilen ihale makamının ihale sürecindeki farklı idari işlem ve eylemlerine karşı yapılan başvurulardır.

KİK`in aynı ihalede söz konusu itirazen şikâyet başvurularına ilişkin olarak farklı ya da çelişkili kararlar verdiği vakidir. Bu durumun gerçekleşmesi halinde ihale paydaşlarının (idare, istekliler vs.) nasıl hareket etmesi gerekeceği cevaplanması gereken bir husus teşkil etmektedir.

Bu kararlardan başvurunun reddi kararının diğer iki karar türü olan ihalenin iptali ve düzeltici işlem belirtilmesiyle çelişmesi bir sorun teşkil
etmemektedir.470 Örneğin (X) ihalesinde (Y) başvurucusunun başvurusu şekil şartları noksanlığından reddedilirken (Z) başvurucusunun başvurusu üzerine (X) ihalesi iptal edildiğinde kararlar arasında çatışma söz konusu değildir.

Örneğimizdeki verileri değiştirecek olursak;

(Y) ve (Z) başvurucularının (X) ihalesine ilişkin aynı hukuka aykırılık iddiasıyla aynı ihale işlemini şikâyet konusu etmiş olsun. Her iki başvurucu da ihalenin iptalini talep etmektedir. KİK de aynı mahiyetteki bu başvurular hakkında esasa girerek biri için ret diğeri için ihalenin iptali kararı verirse her ne kadar kararlar arasında çelişki bulunsa da ret kararı alan başvurucu için sonuç hâsıl
olduğundan mesele teşkil etmemektedir.

Pek tabi ki bu ihtimalde KİK`in aynı konuya ilişkin çelişkili karar vermiş olmasının söz konusu bu kararların idari yargıya taşınmasını gerekli kılabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Bu örneğimiz, iki ayrı ret ve düzeltici işlem belirlenmesi kararları içinde aynen geçerliliğini korumaktadır. Kararların içeriği ne kadar tartışmalı olursa olsun idare tarafından nasıl hareket edileceği bellidir. Eğer düzeltici işlem belirlendiyse bu işlem gerçekleşecek, eğer
ihalenin iptali kararı verilirse ihale iptal edilmiş olacaktır. Reddedilen başvurular için de idare tarafından yapılması gereken bir işlem bulunmamaktadır.

Konuya ilişkin asıl mesele teşkil eden husus, aynı ihale hakkında KİK`in bir başvuruda düzeltici işlem diğer başvuruda ihalenin iptali kararı vermesinde ortaya çıkmaktadır.

Söz konusu kararların idari yargıya taşınması halinde olayın çözümü mahkeme tarafından verilecek hükümle belirlenecektir. Fakat somut olayda ilgili kararlar mahkeme önüne taşınmamış veya taşınmış olsa dahi yargı merci tarafından yürütmenin durdurulması yahut nihai karar verilmemiş olabilir.

Bu ihtimalde ihalenin iptal mi edildiği yoksa düzeltici işlem mi yapıldığının tespiti, iki karardan hangisinin tercih edildiğine bağlıdır. O halde mutlak olarak bir kararı seçmek zorunda kalmaktayız.

KİK`in aynı ihaleyle ilgili farklı kararlarından hangisinin seçmesi gerektiğine ilişkin iki görüş bulunmaktadır. Birinci görüşe göre önceki tarihli karar seçilmelidir.

Gerekçe olarak ise idare tarafından verilen bir kararın derhal uygulanmasının idari istikrar ilkesinin gereği olduğu ve uygulamaya geçirilen bir kararın sonradan değiştirilmesinin hukuk düzeni ilkesini zarara uğratacağı verilmiştir.

Zira ilk karar verilip yayımlandıktan sonra geçerlilik kazandığı için ikinci karar verildiğinde ilk karar ilga edilemeyecektir. Biz bu düşünceye

katılmıyoruz. Aynı idare tarafından yapılan bir işlemin hukuka aykırılığının kendiliğinden farkına varılıp yeniden düzeltilmesi mümkün olduğuna göre KİK`in vermiş olduğu bir kararı değiştirecek ve hatta ilga edecek şekilde yeni bir başvuruda yeni bir karar vermesi her zaman olanak dâhilindedir.

Konuya ilişkin ikinci görüşe göreyse KİK`in sonraki tarihli kararı geçerli olmalıdır. Latince “Lex posterior derogat legi priori” olarak ifade edilen “Sonraki Kanun Hükmü Önceki Kanunu Engeller” kuralı gereği sonraki tarihli karar, tüm ihale paydaşları tarafından uyulması gereken karar niteliğindedir.

öncelik-sonralık ilişkisinden ziyade kararların içeriğine göre hangisine üstünlük tanınacağının belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

KİK`in vermiş olduğu çelişkili kararlar üzerine menfaatleri etkilenen isteklilerin ne şekilde hareket etmesi gerekeceği de tartışma konusu yapılabilir. Bir görüşe göre bu çelişki aynı ihaleye ilişkin kararlar arasında olduğundan ilgili yönetmeliğin “Yazım Hatalarının Düzeltilmesi” başlıklı 25. maddesine  dayanılarak KİK`e yapılacak bir başvuruyla çözülmelidir.

Biz bu görüşe katılmıyoruz. Söz konusu maddeye yönelik başvurular ancak aynı karar içerisinde yer alan yazım hatalarına ilişkindir. Bu yol ile KİK`in vermiş olduğu kararda esası etkileyecek şekilde değişiklik yapmak ilgili madde hükmüne açık aykırılık teşkil edecektir.

Bizim de kabul ettiğimiz diğer bir görüşe göreyse yapılması gereken şey, KİK`in vermiş olduğu kararlardan menfaatleri haleldar olanların ilgili kararı (hangi tarihli karardan menfaat ihlal edildiyse yargı yolu başvurusu süresi içinde) idari yargı önüne taşıyarak idare hukuku kuralları çerçevesinde meselenin çözülmesidir.

Davacı tarafın öne sürmesi gerektiği iddia ise aynı idare tarafından aynı ihaleye ilişkin farklı kararlar verilmesinin idari istikrar ve hukuk güvenliği ilkesine aykırı düştüğü olup dava konusu işlemin iptali sağlanmaya çalışılmalıdır. Aynı ihaleye ilişkin farklı kararlardan birinin mahkemece iptali halinde diğer kararın mutlak suretle uygulanması gerekeceği tüm görüşlerin ortak düşüncesidir.